16 Aralık 2013 Pazartesi

Biliyorum sen bir meleksin !

Gözlerine bakınca çözemediğim bir sır var hala o yeşil renginde, beni hep suçlu hissettiren...
Aynı anda hem yaşlanıp hemde genç kalınabilir mi ki, yada birinin nasıl hem yaşama sebebi hemde onu günden güne daha fazla ölüme sürükleyen sebeplerden biri olabilirim...
İnsanlar bakınca dışarıdan ablamdan farkı yok ama hep güçlü tanımladığım annem "çocukların" deyince gözlerinden yaşlar süzülüyor ,bunun onu yıprattığından farkındayım ,çünkü onu tanıyorum  sadece bir anne değilim ve bunu hissedemem
Öte yandan hevesle büyümeyi bekleyen çocuktan sadece anıları kaldı  ve ben aile ne demek olduğunu günden güne iyi anlıyorum artık.
Geleceğe tereddütle  bakmamın sebebi bu olsa gerek...Ailemi yanımdayken bile özlüyorum ,sonra düşününce dünyada bir sürü öksüz yetim var  ,hatta ailesi yanındayken bile kendini yalnız hissedenler var ,"bazen de yanındayken savaşmaya çalıştığın her şey yokluğunda savaşmaktan çok daha zordur" diyorum bencilce...
Her Allahın günü gülüşü gündüzlerimi aydınlatan güneş ve her akşamı kapatan mehtabın rengi kadar berrak ve parıltılı, tek korkum o pırıltının solması ,sanırım onda gördüğüm şey yıllar değil belki de sadece korku, evet evet korku..
Ailemi kaybetme korkusu bütün ördüğüm duvarları yıkıyor ,çocukluğumdan bu yana o duygusal tabuyu yıkmak istesem de, her başarısız olduğum şeyde ailemi buluyorum onlar benden fazla üzülecek diye ...
Babamla anlaşmayı biliyorum o bağırıp çağırıp üzüntüsünü böyle ifade ,ediyor sonra "ben sana diyorum söylediğim her şeyi ciddiye alma  ben sana yardım etmek istemiştim "diye.
Dedim ya bencilim ,onun sözleri beni rahatlatacağını ,yaşama sebeplerimi göstereceğini bildiğim için ve onunla konuştuktan sonra hafifleyeceğimi bildiğinden ,derdimi anneme yüklerim oda o yıkılmaz profili arkasında kor olmuş yüreğini taşır gizlice...
Biliyor musunuz ben aileme hiç hediye almadım, hep soğuk buldum değeri parayla biçilen hediyeleri.
Eskiden ne zaman para biriktirsem onlar beni anlar ve manevi olan her şey çok daha değerlidir derdiler.
Küçük öpücükler, resimlerden, şiirlerden başka hediye aldığım hiç olmadı ...
Babamın ve annemin doğum günleri aynı ay ve aynı yıl ve saydığım bu manevi hediyelerin yerini kardeşlerime bırakırken ,bana bir şey kalmamıştı taki o akşam.
Babamın Ferhat Göçerin Kızım şarkısını duyduğundaki o yaşlı gözlerindeki duygu ,annemin her şeyi toparlaması adına hüzünle karışık şakası  "erkek adam ağlar mı babalı kızlı ağlayın anneler ağlamaz "sahnesi aynı mesajı iletiyordu bana :"Daha kaç yıl yanında oluruz kızım "...
Böylece iki yaramaz kardeşlerim ile birlikte ortaya çocukça manevi hediyeler çıkardık.
Babamın bebeklik fotoğraflarından annemle tanışmalarından, baba olup ,bizim büyümemize kadar, güzel bir kolaj çıkardık eski fotoğraflardan ,müzik eşlikli ,çocuklarının konuşması da dahil olan güzel bir video çıktı ortaya.
Ancak burada paylaşmam mümkün olmadığından sadece annemin hediyesini göstermiş  olacağım .
İlk hediyemizi kelimeler ile ifade ederken ikincisine siz resimli değerlendirmesine karar verin.
İki ay geçti doğum günlerinin ardından ama yaşadığım en duygusal günlerden biriydi..
Onlardan çok ben ağladım hissetmişçesine bir şeylerin yolunda olmadığını  ,çünkü aşırı mutluluk hep korkutur beni !Annem ardından bir hastalık geçirdi ama Allaha şükür ki bu iki ay sonrası herşey normal hale geldi.
Neyse güzel bitirelim ,bu hediyelerde benim duygusallığımdan esinlenen olursa diye  güzel birer fikir olsun. :))
Bunlarda doğum günlerinde dinlediğimiz şarkılar :Bana bir masal anlat Baba , Küçüğüm ,Melek ,Annem