12 Kasım 2016 Cumartesi

Çocuktum 5



Yıllardır yürütüğü lokanta dükkanından sonra,ev yemeklerinin kokusunu özleyen dede, yeni zücacciye işinin düzenine alışmaya çalışıyordu.
Bu dükkanı annesi ile eşi ve çocuklarıyla yıllardır ayakta tutmaya çalışmıştı.Babası senelerdir daha iyi bir düzen için, yollarda o ülke benim bu ülke senin diye orada burada sapmıştı.Annesi kardeşleriyle babanın peşine takılmayıp düzenlerini sürdürmüşlerdi.En son ki Türkiye deneyimi sonrasından çocukları olmadan yaşayamayacağını anlayan baba, Balkanlara geri dönüş yapmıştı.
Yıllar geçmiş, babalarının yapamadıklarını gün gelmiş kız kardeşleri gerçekleştirmişti.
Biri Amerika, diğeri Almanya ve bir diğeride Hırvatistanda evlenip gitmişlerdi.
Erkek kardeşi ise babası gibi hayalperest biri olup çıkmıştı.
Anne ve oğlun direnişi annenin yatak hastası olmasıyla son bulmuş.Beş kardeşin ekmek yediği teknenin sonu böyle gelmişti.
Geçmiş günlerini hatırlayıp hüzünlenen dede,elinin tersiyle nemlenen gözlerini silmeye çalışırken, torunun geldiğini farkında bile değildi, ondan bir dakika müsade isteyip kendine geldiğinde, küçük çoban gülünü dükkanın bir vitrin köşesinde, kollarını birbirine bağlamış bir şekilde otururken bulmuştu.
En çok sevdiği beyaz elbisesini giymiş,banyodan yeni çıkmış kıvrış saçlarıyla, dedesinin kendisini koklayıp, çoban gülü denilmesini çok severdi.
Arada dede torun atışmasıylada süslenen diyalog, küçük kızın fotoğraf çekme sevdasıyla biterdi.
Bu yüzden dede dükkanında taze çiçekler ve fotoğraf makinası için yeni film şeridi bulundurmayı asla ihmal etmezdi.Buda dedenin yeni düzeninden en çok sevdiği alışkanlıklarındandı.
Torununun bir anlık dalgınlığının ihmaline geldiğini anlayan dede, küçük kızın yanına çömeldi.
-Hane imiş deduşkasından çoban güli?
Umrumda değilsin,seni duymuyorum ve hayır anlamında kızın kullandığı tavır ayak pabuçlarını yere çarpıp,kollarını çözmeden sağa sola döndürmesiydi.
Bu sayede kısacık saçlarıda havada dans eder, şampuan kokusunu yayardı.
Buda onun nazlanma şekliydi.
"Bak ben çok güzel kokuyorum ama sen saçlarımı koklayamıyorsun" anlamında kullanırdı bu davranışını.
Torunun bu saflığına bıyık altında gülümseyen dede, çoban gülünün gönlünü onun sevdiği şeylerden bahsederek almaya çalıştı bu sefer.
-Dernek gidelım mi senınle daga ha dedesınden çoban güli?Bak sana akşam korzoda yagodali pesivo alırım...
Aldığı teklifler hiçte fena değildi ancak bu kadar çabuk kanamazdı, dedesine göz ucuyla bakmakla yetinen kız umursamamazlığını sürdürdü.
-Biliyn mi ben bu akşam gidecim kaveye, birde loto oynaycim.
-Valla mi kavede kaveyi süüüp diye içecen mi ,"Peki" keklerden var mi orda?Benda loto dolduracim bendaaa.
Bir anlık kontrol kaybı yaşadığının farkına varan çoban gülü,bu sefer daha büyük bir tavır gösteren bir edayla arkasınıda döndü dedesine.
Dede ise çabasını sürdürmeye devam etti.
-Tabi yaparız heppısıni, Çoban gülünede giderız senle flide yeriz.Hem dutta toplarız...Hem bak bu çiçeçelerdende toplarız amaa...
Son sözünü söylerken ki elinin arkasında sakladığı pembe kiraz çicekleri, kızın önüne çıkaran dede,sonunda kızın yüzünde yakalamayı beklediği mutluluk ifadesini gördü.
-Çooook cüzeeel!Amaa,amaa kokmay bunlar ülmiş bunlaar...Oyun oynaan sen benımle!Gideym ben.
Gidiş diye algıladığı dükkanın etrafında dönmesiydi.Gerçek gidişin ne olduğunu bilmezdi.
Hep bunu yapardı, üzüldü mü susar ama küstü mü gittiğini sanırdı.
Dede son hamlesini iyi kullanmalıydı.Düşündü...
-Gel arnavut keçisi gel süret çikaraym!
Ufak bir pot kırdığını hisseden dede, sözünü"gel inadını seveyim" diye değiştirdi.
Küçük kız ise olduğu yerde durup başını dedesine doğru çevirmekle kaldı olduğu yerde.
-O çiçek gerçek değil,çünki... o çiçeklerden birtek sen varisın bu vakıtta...Onlar uyiyi şimdi, zamanı geldıginde uyanacakler ve biz gidip toplayciz senınle  oldi mii?Çoban gülüm benım!Sen benım tek çiçeçem isın...
-Deduşkaaa!
Dedesinin tek bi sözüne bile içten kanan kız,en küçük hamlesinde bile kollarına atılıp sarılmaya hazırdı.Dinledikleri ise ona ninni gibi gelmişti ,hep sevmişti masalları...

Kelime doğrulaması:

Korzoda yagodali pesivo-Korzo kızın en sevdiği pastanenin ismi,yagodali pesivo ise çilekli pasta anlamına geliyor.

Dernek-Cumartesi

Peki- kızın en sevdiği kek markası.

Çoban gülü-(Orjinal İsmi "Lulja e Malesise")Gostivar Simnisa köyünün Şar dağının tepesinde bulunan doğa harikasıyla iç içe bir mekan.Odundan inşa edilen içinde geleneksel yemeklerin piştiği o yer 2004-2005 yıllarında kapandı.

Fli-Kıyma ve cevizli olan bir börek türü.

Süret-fotoğraf


4 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Şenay canım sevmene çok sevdindim sağol yorumun için :)

      Sil
  2. "Çooook cüzeeel!Amaa,amaa kokmay bunlar ülmiş bunlaar...Oyun oynaan sen benımle!Gideym ben."
    hehheee ! Bu dede sevilmez miiiii! Tatliş arnavut damarlım benim.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teyzesinin kızıyım been :))

      Sil