15 Temmuz 2015 Çarşamba

DEEP SEÇKİLİ FİLMLER 8


PENCEREDEKİ KADIN
Eski iki aşığın birbirini bulmasının sonucunda,yıllar evvel ki bir tutku,  küllerden yeniden alevleniyor.
Tesadüf bir şekilde kendilerini komşu olarak bulan Bernard ve Mathilde, mazide ki duygularına karşı çıkamıyorlar.
Eşlerini aldatıyorlar,yeniden gizli saklı sevgili oluyorlar.
Aşk  güzel bir duygu olduğu kadar, bunaltıcı olmaktada eksik kalmayan Fransız sinemasına ait olan bu filmde, gerçeğin ak yüzüyle yansımasını seyrediyoruz.
Sonunda Mathilde  ruhsal acılar içinde kendini kıvranarak bulur ve hem kendisinin,hemde sevdiği adamın canına kıyar.
Aşk ki önce bir bakış,bir gülücükle başlıyor,sonra doyumsuz olup, memnuniyetsizlikle devam ediyor en sonunda ise yetersiz kalarak,beraberinde kıskançlık gibi çirkin duygularıda getiriyor genellikle, bu filmde olduğu gibi.



DÖNÜŞ
Anne babalarını bir yangında kaybeden iki kız kardeş Raimunda ve Soula.
Soula  geçimini bir kuaför olarak sürdürürken, Raimunda eşi ve kızına bakabilmek için, bir kaç işte çalışıyordur.Ailesinin ölümünden sonra doğduğu yere hiç dönmeyen Raimunda, Paula halasının öldüğünü öğrenince, oraya tekrar ayak basmak zorunda kalır.Ondan önce ise kızı tarafından öldürülen eşinin cesedini, evladını kurtarabilmek adına temizlemek zorundadır.Görünürde güçlü ama altında kırılgan bir yapı yatan Raimunda'nın çocukluk kasabasına dönmesi, inanılmaz maceralara sebep olur.
 Annesinin ölmediğini anlar fakat dedikodulara göre Paula halaya göz kulak olması için, öte taraftan döndüğü düşünülür. İspanyol dramı olan bu filmde ise, Anne kızın yüzleşmesiyle ortaya sırlarda döküyor.
Ortak noktaları ikisinin kırılgan olduğu gerçeğidir, farklılıkları ise birinin gerçeklerden saklanıyor olması, yani annenin, kızın ise acıların üstünede olsa bile dair, ileriye yürübilmesiydi.



TESLİMİYET
Kabuğunda çekilmiş bir müzisyen ve kendisinin evini temizlemeye gelen bir kadının, ikilemede kalan ilişkileri.
Bay Kinsky yalnız bir insandır, görüştüğü insanlarda kısıtlıdır, fakat temizlikçik yapan, yaşam mücadelesi veren Shandurai'ye ilgi duyar.Diğer bir taraftan ise Shandurai evli biridir, eşini uğradığı suçlamadan dolayı, hapis hayatından kurtarmaya çalışıp, Afrika'dan, Roma'ya göç etmiştir,  aynı zamanda hem çalışıyor, hemde okul okuyordur.
Kocasının durumu hakkında bay Kinsky'ye sığınan Shandurai'de duygularında bir sallanma yaşar, öyle ki hisslerindende ama ödün vermez, sadakatinde biri olarak kalmaya çalışsada,  kalbine söz geçiremiyor, sabitsiz bir durum içinde buluyordur kendini.
Sonunda aşkına yenik düştüğünü düşünüyor olsakta, Shandurai şaşırtıcı bir şekilde kendi etik olduğunu sandığı doğrusuna dönüyor ve aslında filmin adı olan  Teslimiyeti, tam anlamıyla yaşamıyor.
 Ne aşkına, ne de eşine sadık kalabiliyor.Mantık ve kalp çatışması bu olsa gerek.


LORNA’NIN SESSİZLİĞİ
Uyuşturucu bağımlısı olan biri ile formalite evli olan Lorna, Belçika vatandaşlığı kazanmanın peşindedir.
Fazla eroin dozundan öleceği tahmin edilen Lorna'nın ilk eşi öldükten sonra, Lorna oturma izni kazanıp, aynı şekilde diğer başka birine  daha, vatandaşlık kazandırabilmek için, ikinci evliliğide planlanıyordur.
Bunları ayarlayan kişiler, Lorna'nın kocasının hayata bir şekilde tutunabilme çabası ve ölmemesiyle, planları suya batar ve tek çözümleri adamı öldürmektir.
Başta sadece sevdiği adam Sokol ile iyi hayat koşulları için çabalayan Lorna,olayların öldürmeye kadar geldiğini anlayınca, aslında eşine karşı ki duygusal hisleri ortaya çıkar.
 Lorna'nın elinde hiçbir şey kalmamış gibidir, diğer her şey  boş gözükür kocasının ölümünden sonra, böylece  sapa sarıyor olaylar.Bazen hayattan istediğimiz her şey bizim yararımıza değil, beynimiz bile bizi şaşırtıcı bir şekilde yanıltabiliyor.



BARFİ
Görmemek, duymamak, konuşamamak, hissetmeye engel değil, filmde zaten "Aşkın dile ihtiyacı yok" diyor.
İşitme ve konuşma engellisi olan deli, dolu hayat seveni olan bir gençtir Barfi.
Kaderi ona zor koşullar sunuyor, hasta babası için ameliyat parası bulması gerekiyor, polisler peşindedir, durmadan kovalanıyor, ancak yinede  yaşama ve mutlu olmaya tapıyordur adeta.
Bu sahneler hüzünlü olmak yerine, çok sevimli bir şekilde yansıyor filme o sırada Barfi Shruti adında evlenmeye hazırlanan bir kızla tanışıyor, ona aşık oluyor.
Kızında duyguları karşılıksız değil ama etrafının yargılarına yenilip, normal biriyle evleniyor.
Sonra otizm hastası başa bir kızla tanışıyor Barfi, Jhilmil ile.İki renkli dünya, kendi gönül devletlerini kuruyorlar o kadar masumlar ki,  ikiside birbirinin yanında mutlu hissediyorlar.
Bir ara Shruti ve Barfinin yolları yine kesişir, ikisinin bir seçim yapması gerekiyordur.
Shruti zamanında yaptığı yanlışı tekrarlamıyor  ve aşkı uğruna,sevdiğini özgür bırakıyor,bencil davranmıyor, çünkü aşk sevdiğimiz insanı mutlu görmektir.
Barfi ise masum bir aşkı seçer.Çok insancıl Hint yapımı bir film.



14 yorum:

  1. Lorna'nın sessizliğini izledim. Teslimiyet not edildi. Bu tavsiyeler işime yarıyor teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. ayyyyyy ciciş filmleeer yineeee :) iyisin her şey yolunda de miiiii yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yolunda ki hocam sen nasılsın :)

      Sil
  3. Bu film izlenecekler listemde hala duruyor, bir türlü sıra gelmedi. Öne mi alsam ne :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu listeden hangi film ki acaba :) Vardır hep öyle bekletilen listeler dimi ama kimin yok ki olsun bütün filmleri izleyemeyiz ya hep der Deep :)

      Sil
  4. Yüsra ben makedonyada yasiyorum sen tr da mi sanmistin ☺ bencede tuhaf makedonyadan birinin blog kullanmaaini gormen cunku burdakileri biliyon facebook viber whattsap instagram takiliyolar blogger nedir bilmezler o gordugun vardar arka planli resmim gostivarda 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim ülkenin insanı okuma yazmayı daha fazla uğraş gibi görür çok daha başka şeylere yönelirler ondan işte hiç aklımın ucundan geçmedi buralı olman.Sevindim bak :)

      Sil
    2. Bende arnavut olmana rahmen türkçeyi bu kadar düzgün konuşmana (yazmana) sevindim çünkü burdakilerin zihniyeti ortada gistivarda bu şekilde konuşursan "bak bu calimcisay" derler

      Sil
    3. Yorumun sonlarında güldüm :)
      Benim anneannem Türk dolayısıyla iki dil arasında büyüdüm hep ondan işte teşekkür ederim.Bu arada şimdiden hayırlı bayramlar diliyorum :)

      Sil
    4. Benimde dayımlar arnavut ama ben pek bilmiyorum arnavutçayı kaldı ki anneannemden konuştuğu türkçe şeklini ikimizde biliyoruz :)
      Teşekkür ederim sanada iyi bayramlar

      Sil
    5. Her yörenin konuşma şekli farklı haklısın.Bu birazda Balkanların bir kaç milletin bir arada yaşamasından kaynaklanıyor iç karışıklıklar durmak sızın hep var ve haliyle beraberinde yaşadığımız insanlardan etkileniyor ve sözlüğümüze başka dillerden kelimeler ekleniyor yani aslında bu birtek bizim ülke için geçerli değil ama bizim ülkede dilimizin deformasyona uğradığı daha sık görülüyor malesef.
      Kültürümüzü hazine gibi koruyan kitaplar var neyse ki. Daha güzel günlere umut etmeli.
      Bende teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Duygu dolu filmler gibi :D Ben pek izleyemiyorum böyle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aralarından Barfi duygulu olmanın yanında filmde olanlar eğlenceli bir dille anlatılıyor onu izleyebilirsin ki :)

      Sil